PSİKİYATRİDE İLAÇSIZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ – I

NEUROFEEDBACK  ve NEUROBIOFEEDBACK

 

Çocuğunuza bir ilaç vermeden önce kaç kere düşünürsünüz? Özellikle bu ilaç psikolojik sorunları nedeniyle kullanması gereken bir ilaç ise…

 

Yan etkileri nelerdir?

Bağımlılık yapabilir mi?

İç organlarına bir zararı olur mu?

Ne kadar sürede etkisini gösterecek?

İlacı bıraktıktan sonra yine eski durumuna dönerse ne yapacağım?

 

 

Aklınızda bu sorular  ve daha nicelerinin dönüp durduğuna eminim. Fakat yinede istemiye istemiye de olsa doktorunuzun yazdığı bu ilaçları çoçuklarınıza veriyor ve iyi olmalarını diliyorsunuz.

 

Geliştirilen yeni yöntemlerle bu soruların sayılarının en aza inmesi ve ailelerin içleri rahat bir şekilde çocukları için hazırlanan tedavi programlarını tamamlamaları hedefleniyor. Geliştirilen bu yöntemlere “ilaçsız tedavi yöntemleri” demek yanlış olmayacaktır.

 

 

Günümüzde çocuklarda en sık görülen psikolojik hastalıkların başında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun geldiği görülmektedir. Farklı alandan kişiler tarafından bunun bir hastalık olmadığını fikri kabul ettirilmeye çalışılsa da, bu çocuğun ve ailesinin yaşam kalitesini kötü yönde etkileyen, okul başarısını düşüren, yanında başka rahatsızlıklar geliştirebilen bir hastalıktır.

 

Çocuğunun bu tür ilaçlar kullanmasını istemeyen bazı aileler ise ilaçsız tedavi yöntemlerini seçmişlerdir. Bunların başında Neurofeedback Ve Neurobiofeedback Terapi, Psikoterapi ve Bilgisayar Destekli Kognitif Terapiler yer almaktadır.

 

 

Neuro-feed-back ve Neuro-bio-feed-back Terapi ülkemizde çok yaygın olarak kullanılmamakta olsa da diğer ülkelerdeki gelişmeleri takip eden bizim gibi bazı klinikler bu sistemleri DOKTOR DENETIMINDE güncel ve güvenilir olarak kullanmaktadır. Neurofeedback terapi  beyin dalgalarını istenilen şekilde değiştirmeye yönelik, dijital teknoloji temelli nispeten yeni bir eğitim/mental egzersiz yöntemi olarak tanımlanabilir. Beyindeki çeşitli dalga bantları üzerinden bilgi alan ve bunların değişimlerine göre şekillendirilebilen bir sistem olan Neurofeedback Terapi, beş farklı dalga ve kendilerine has özellikleri doğrultusunda bilgi almaktadır.

 

 

 

 

Dalgalar Frekans  Aralıkları Temsili
Delta 0-4Hz Derin uyku
Theta 4-8Hz Hayal kurma
Alpha 8-12Hz Rahat olma durumu
Smr 12-15Hz Konsantrasyon
Beta1 15-18Hz Pronlem Çözme
Beta2 18-25Hz Anksiyete

 

 

Yapılan EEG (Elektroensefalografi) araştırmaları sonucunda elde edilen bilgilere göre dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan hastaların beyin dalgaları farklılık göstermektedir. Çok kısaca; Dikkat eksikliğinde Theta artış gösterirken, hiperaktivite bozukluğunda Beta dalgasında artış gözlemlenmektedir. Bu bilgiler tanı koymanın dışında tedavi yöntemi olarakta kullanılmaktadır. Neurofeedback terapide de tam olarak bu yapılmaktadır. “İstenilen durumlar için gerekli bölgedeki dalgaları azaltmak veya yükseltmek”.

 

Günümüzde en yaygın kullanım alanı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bu tedavi yöntemi ek olarak depresyon, anksiyete bozuklukları, demans gibi hastalıklarda kullanılmaktadır. Hiçbir rahatsızlığı olmayan bireyler (iş adamları, sporcular, performans sergileyen bireyler) Neurofeedback bilgisayarlı beyin eğitimini; dikkat, konsantrasyon ve relaksasyon artışı için kullanmakta, kronik stress, sinirlilik, uyku kalitesinde düşme, unutkanlık gibi sorunlarla da baş etmek için kendilerini geliştirmeyi hedeflemektedirler.

 

Bu tür yöntemlerin en önemli  yanı kişiye ek olarak bir madde verilmemesi, bağımlılık yapmaması ve yan etkisi bulunmamasıdır. Özellikle çocuklar için geliştirilen eğlenceli  ve öğretici oyunlarla seansların daha verimli hale gelmesini sağlamaktadır.

 

Çocuklarına ilaç vermek istemeyen ailelerin çeşitli rahatsızlıklar için tercih ettiği bu yöntemin etkisinin kalıcı olduğunu ve bir kaç aylık tedavinin sonunda istenilen düzeye ulaştığını doğrulayan cok sayida yayın bulunmaktadır. Çok ilerlemiş hastalıklar için ilaçla birlikte neurofeedback terapiler önerilmekte ve ilerleyen zamanlarda ilacın kesilmesi hedeflenmektedir.

 

Tüm bu bilgilerin ışığında çocuklarınıza bu tür rahatsızlıklardan dolayı içtikleri ilaçları vermeden önce kendinize “Başka bir yolu var mı?” diye sormanızı öneririm.