Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu

 Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (MDB), en az 2 yıl boyunca yılın belirli dönemlerinde başlayan ve sona eren depresyon belirtileri olarak tanımlanmaktadır. Sıklıkla kış aylarında görülmesine rağmen; yaz aylarının başlangıcında da bu bozukluğa rastlanabilir. MDB majör depresyondan ayrı bir tanı olarak düşünülmemelidir. Çünkü bu bozukluk, majör depresyonun mevsimsel örüntüye bağlı olarak görülme halidir. MDB tanısının konması için mevsimsel atakların, mevsimsel olmayan ataklara göre daha fazla olması gerekmektedir. Tekrarlayan majör depresyon epizodları olan hastaların %20-25’inde Mevsimsel Duygudurum Bozulkluğu’na daha çok rastlanmaktadır.

 

 

Belirtileri

MDB, majör depresyonda olduğu gibi genellikle üzüntülü ruh hali ve düşük enerji ile karakterizedir. MDB olan hastalar kendilerini üzgün ve ajite hissederler. Sık sık ağlama eğilimi, yorgunluk ve halsizlik gözlenmektedir. Buna ek olarak, konsantre olmada güçlük, normalden fazla uyuma, günlük aktivitelerde azalma, yavaşlık, sosyal geri çekilme, karbonhidrat ve şeker alımını arttırma ve buna bağlı olarak kilo alma durumuna rastlanmaktadır. Bunun aksine, yaz aylarında ortaya çıkan duygudurum bozukluğunda, huzursuzluğun yanı sıra, iştah kaybına bağlı olarak kilo verme, uykusuzluk, ajitasyon ve anksiyete gözlenmektedir.

 

MDB herkeste aynı şiddette kendini göstermemektedir. Bazı bireyler, MDB’nin daha hafif formunu deneyimlerken, bazılarında o kadar şiddetli olur ki kişi, işlevselleğini sürdüremez hale gelir. Buna ek olarak, diğer tüm depresif bozukluklarda olduğu gibi MDB’de de intihar düşüncelerine ve girişimlerine rastlanabilir.

 

 

Tarihçesi

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu ilk kez 1980’li yıllarda tedavi edilebilir klinik bir durum haline gelmiştir. Dr. Norman Rosenthal, Güney Afrika’dan ABD’ye taşındıktan sonra, kış aylarında kendini daha az üretken hissederken bahar aylarında bu durumun normale döndüğünü farketmiştir. O dönemde melatonin hormonu ve bastırılmış ışığın, günlük ritim üzerindeki etkisini araştıran Al Lewy ve Tom Wehr ile birlikte çalışarak; parlak ışığın MDB olan hastaların tedavisinde ne kadar etkili olduğunu ispatlamışlardır.

 

 

Nedenleri

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu’nun tetiklenmesine neden olan iki faktör üzerinde durulmaktadır: Fotoperiyodik varsayım ve faz kayması varsayımları.

 

Fotoperiyodik varsayımda, yaz ve kış aylarında maruz kalınan gün ışığının, gece melotonin hormonunun salınım süresi ile ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Yapılan araştırmalar, mevsimsel depresyonu olan hastaların gündüz melatonin salınımlarının daha fazla olduğu göstermiştir.

 

Faz kayması varsayımına göre, özellikle kış aylarında gün ışığına daha az maruz kalmak, kişilerin günlük ritimlerini düzensizleşmesine ve uyku-uyanıklık arasındaki senkronizasyonun bozulmasına yol açmaktadır.

 

Sonbahar ve kış mevsimlerinde gün ışığından yeterince faydalanamamak, serotonin seviyesinde azalmaya neden olur ve bu durum, melatonin seviyesinde artış sağlar. Böylece, belirli dönemlerde duygudurum bozuklukları kendini gösterebilir. Kış aylarında daha fazla uykuya ihtiyaç duyma sebebi de bundan kaynaklanmaktadır.

 

Fotoperiyodik ve faz kayması varsayımlarının yanı sıra, Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu’nda genetik faktörler de önemli rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalar, bir veya birden fazla genetik faktörün MDB’na yatkınlık veya koruma sağladığını saptamıştır. Kuzey ülkelerin yerlilerinin, oraya sonradan göç edenlere göre MDB’na karşı daha fazla genetik korumaya sahip oldukları saptanmıştır. Bunun dışında, yapılan ikiz araştırmaları, MDB’na genetik yatkınlığın %29 oranında olduğunu ortaya koymuştur.

 

 

Yaygınlık

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu’na, kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla rastlanmaktadır. Başlangıç yaşı 18 ile 30 yaş aralığında değişim göstermektedir. Ekvator’a en uzakta yaşayan bireylerin MDB ile karşılaşma olasılıklarının daha fazla olduğu düşünülmektedir. Bu bozukluğun yaygınlığını belirlemek, rapor edilmeyen ve tanı almamış bireylerin fazla olması nedeniyle sıkıntı yaratmaktadır. Ayrıca, MDB’nun depresif ve bipolar bozukluk, dikkat eksikliği, alkolizm ve yeme bozukluklarına eşlik etmesi, tanının konmasını daha da zorlaştırmaktadır.

 

 

Tedavi

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu tedavisinde antidepresanlar ve D vitamini takviyesinin yanı sıra ışık terapisi (fototerapi) ve bilişsel davranışçı terapi de oldukça etkin bir şekilde kullanılmaktadır.  

 

Işık terapisinde hasta, her gün belirli bir süre boyunca doğal gün ışığına eşdeğer bir ışığa maruz bırakılmaktadır. Ultraviole ışınları göze ve cilde zararlı olduğu için, fototerapide kullanılan ışıklar en az düzeyde UV ışını içermektedir. Fototerapinin geceden ziyade sabahları yapılması önerilmektedir. Gece uygulanan fototerapi melotonin salgılanmasını yavaşlatabileceği için uyku problemine yol açabilir. Güneş ışığı bileşimi ile eşdeğer olarak tasarlanan ışık kutuları, MDB olan ve olmayan depresif bozukluklarda sıkça kullanılmaktadır.

 

Fototerapinin yanı sıra, bilişsel davranışçı terapi de (BDT), MDB tedavisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bilişsel davranışçı terapide amaç, birey için bunaltıcı olan negatif örüntü ve problemlerin, onlar ile ilgili düşünce tarzlarını değiştirmelerini sağlamaktır. Üzüntülü ruh hali ile ilgili yeni düşünme yollarının keşfedilmesi, bireylerin işlevselliğini önemli ölçüde arttırmaktadır. Depresif semptomlar fazla şiddetli olmadığında bireyler, BDT’nin de yardımı ile yaşamlarını düzene koymada daha az sıkıntı yaşamaktadırlar.

 

 

 

   (30.12.2015 tarihinde Yeni Asır Sarmaşık gazetesinde yayınlanmıştır)    

web site izmir