Uyku Bozuklukları

Günümüzde yer alan yaşam koşulları, stres, hızlı akan zaman ve bir şeyleri yetiştirme telaşı her gün farklı yönlerde bizlere eşlik etmektedir. Bu koşullarda dinlenmek için ayrılan vaktin az olması kalitesiz yaşamamıza neden olmaktadır. Gece olduğunda diğer bir güne dinlenmiş olarak geçmek için uyumak isteriz. Fakat bu uykunun ne kadar sağlıklı olduğunu sorgulamamaktayız. Uyku süresi yaş ilerledikçe azalmaktadır. Yaşam koşullarının uyku bozukluklarının oluşmasında etkisi büyüktür. Geceleri uyuyamama, uykuya dalmada güçlük, rüya görmeme ya da kabuslar görme, uyurken nefes almada güçlük, uyurken alta kaçırma, günlerce uyanık kalma, sabahları yorgun uyanma, sabahları uyanamama, gün içerisinde agresif ve kaygılı olma gibi sorunlar her yaş kesiminde görülebilecek uyku problemleridir.

 

Uyku problemlerinin oluşumunda çevresel faktörlerin yanı sıra psikodinamik ve fizyolojik faktörlerde etkindir. Uykudayken gördüğümüz rüyalar gün içerisinde savaştığımız koşulların yanı sıra kişinin bilinçaltının yansıması olarak kabul edilir. Bizler rüya görerek yaşadığımız olumsuz olayları, baş etmede sorun yaşadığımız durumları çoğu zaman rüyalarımızda yansımasını görerek aslında psikolojik yarı rahatlama yaşarız. Çözmekte zorlandığımız durumları rüyalar ile dışavurum yaparak ruhsal rahatlama yaşarız. Çok rüya gören bir kişinin uyku bozukluğu yaşamasının yanı sıra eşlik eden kişilik bozuklukları da dikkate alınmalıdır. Çoğu uyku bozukluğunun altında psikodinamik faktörler yer almaktadır. Bizler sabah uyandığımızda rüya gördüğümüzü hatırlarız ama ne gördüğümüzü tam olarak hatırlayamayız. Bu gibi durumlarda ruhsal süzgeçlerimiz devreye girmektedir. Bastırmakta olduğumuz duyguları, düşünceleri görmek istemediğimiz şeyleri rüyalarımızda gördüğümüzde hatırlamayız. Ruhsal süzgecimiz, biz ne zaman bu düşünceyi ya da duyguyu görmek istersek işte o zaman bastırma mekanizması ortadan kalkar, rüyada gördüğümüz şeyi hatırlarız. Bunların yanı sıra rüyalarımızı çocukluğumuz, korkularımız, duygularımız ve düşüncelerimizin yanı sıra o gün içerisinde bulunduğumuz beden durumumuzda rüyalarımızın alt yapısını oluşturmaktadır. Yeterli su içmeme, hasta olma gibi durumlar rüyalarımızın temelini oluşturmada etkilidir.

 

Uyku problemlerinin tedavisine geçilmeden önce kişinin psikolojik dinamikleri ortaya konulmalı ve ruhsal süreçleri izlenmelidir. Uyku birer hamur gibidir, beden ve ruhumuzla ona şekil veririz. Eğer sağlıklı bir uyku süreci elde etmek istiyorsak günlük hayatta dikkat etmemiz gereken bir takım noktalar vardır. Örneğin çoğumuzun sıklıkla yaptığı uyku saatleri ile oynama uyku bozukluklarına neden olmaktadır. Geç saatte yediğimiz yemekler gün içerisinde tükettiğimiz çay, kahve sayısı, uzanarak tv seyretmek, kitap okumak uyku bozukluklarına neden olmaktadır. Uykuya dalarken 20 dk'yı geçtiği takdirde yataktan kalkın oturun ve uykunuzun tekrar gelmesini bekleyin. Uyumada ve uyku sırasında yaşadığınız göz ardı ettiğiniz durumlar aslında siz düşünmeseniz de uyku bozukluğunun belirtisi olabilir. Bu yüzden bu gibi durumlarda gerekli yardımı almamız göz ardı edilmemesi gereken bir konudur.

 

 

(19.12.2012 tarihinde www.ozlemozcan.com sitesinde yayımlanmıştır.)

web site izmir