Çocukta Madde Bağımlılığı

Ailelerin, çocuklarının kullanım olasılığını düşük gördüğü en büyük risk:


MADDE KULLANIMI

 

Günümüzde hem genç olmak hem de bir genç bireyin ailesi olmak önümüze bir sürü olasılık ve risk getirebiliyor. Özellikle kullanım yaşı artık ilkokullara kadar düşen uyuşturucu maddeler bunun en korkutucu örneklerinden biri olarak görülmekte. Dünya nüfusunun önemli bir bölümünü 15-25 yaş grubundaki gençlerin oluşturduğunu düşünürsek riskin büyüklüğünü daha net görebiliriz. Türkiye’de yapılan araştırmalar ve polis kayıtlarına göre kullanım yaşının 13-14’lere düştüğü ve erkeklerde daha sık görüldüğü belgelenmiştir. Bu yaş grubunun, herhangi bir madde kullanarak bedenine, sağlığına veya çevresine ne kadar zarar verebileceğinin farkında olması çok düşük bir ihtimaldir. İzledikleri dizilerden, filmlerden dinledikleri şarkılardan, takip ettikleri müzik grubu üyelerinden, özendikleri büyüklerinden, kolayca etkilenebilen ve bu kişileri farklı kılan özellikleri bulup çıkarttıkları, farklı olma düşüncesi ile daha çok hata yaptıkları bu dönemde alkol, sigara, uyuşturucu ilk kez deneme ve madde kullanıma devam etme görülebilen bir durumdur. Gençler arasında statü, karizma, asilik, popülerlik, rahat hissetme olarak farklı hedefler uğruna bu maddeler kullanılmakta veya denenmektedir.

 

Uyuşturucu ve uyarıcı olarak sınıflandırılan tüm bu maddelerin zararlarından çok etkileri bilinmektedir. Bu etkiler çok güzel ve yaşanması gereken deneyimler olarak kullanıcı adaylarına yansıtılır. Zararlarına bakıldığında ise, bilinen zararlardan farklı olarak bu tür maddelerin beyin üstünde yaptığı etkiler ve deformasyonlar fazla bilinmemektedir. Kronik uyuşturucu kullanımlarında beyin üzerinde yıkımlar olduğu görülmüş ve sinir uçlarının yapısında bozulmalar tespit edilmiştir. Sinir uçlarında oluşan bu bozulmalar da birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Beyinde olan bu farklılaşmalar ve bozulmalar ile  erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felç, zekâ ve hafıza geriliği, hezeyanlar, illusyon, hallusinasyonlar ve çeşitli akıl hastalıkları uyuşturucu madde kullanımının sonucu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu değişimlerin hepsi beyindeki dalga, dalga frekanslarına ve bu dalgaların salınımlarını değiştirmektedir.

 

Beyinde olan bu değişiklikleri EEG ve QEEG yöntemleri ile saptayabilme şansımız bulunmaktadır. Ayrıca bu kayıtlardan alınan veriler bize,  “Brain Mapping” dediğimiz beyin haritalama yöntemleri ile bozulmaların yerini ve özelliğini tespit edebilme imkânı da sunmaktadır. 

  

Çocuğunuzun madde kullanıp kullanmadığını anlamak için küçük öneriler;

 

Çocuğunuz eve giriş çıkış saatlerini dikkate alın. Eve gelmeyen veya geç saatlerde eve giren gençler dışarıda geçirdikleri zamanın çok olması sebebiyle potansiyel oluşturmaktadırlar.

 

Çocuğunuz eve geldiğinde görünüşüne ve davranışlarına dikkat edin. Yorgun bir beden, uykulu kısılmış gözler, ışık ve sese duyarlı olma veya fazla hareketlilik, büyümüş göz bebekleri, dürtüsel davranışlar görülebilir. Uyarıcı ve uyuşturucu maddelerin etkileri farklıdır.

 

Gün içindeki davranışları önemlidir. Normalden farklı olarak aşırı sinirlenen, gergin, vurdumduymaz davranışları dikkate alınmalıdır.

 

Kilo alımı veya kilo verme. Uyarıcı ve uyuşturucu maddelerin etkilerinin farklı olması sonuçları da farklılaştırır. Kısa sürede alınan kilolar, fazla yemek yeme veya kısa sürede önemli kilo kayıpları az yemek yeme de göz önünde bulundurulması gereken bir farklılaşmadır.

 

Okul başarısında düşme. Uyuşturucu kullanımı okuldan kaçma veya derslere odaklanmamayı beraberinde getirebilir.

 

Artan para harcamaları. Somut olarak aldığı bir şey yoksa ve sizden daha fazla para istemeye başladıysa dikkat etmenizde yarar vardır. Sizin dışınızda arkadaşlarından veya tanıdıklarınızdan para isteme olasılığını da değerlendirebilirsiniz.

 

Değişen arkadaş ortamları. Genellikle gençler kendi arkadaş grupları ile uyuşturucu denemeyi seçerler. Normalde olduğu arkadaş grubunda da aynı farklılaşmalar varsa veya daha önce hiç bahsetmediği kişiler ile arkadaşlık yapmaya başlamışsa ve bu kişiler hakkında fazla konuşmuyor ayrıntıya girmiyor kısaca, konuyu kapatmaya çalışıyorsa bu konuda da dikkatli olmanızda yarar vardır.  

  

Ne yapmanız gerekiyor?

 

Yukarıda ki tabloya uyan bir yaşantı içindeyseniz, paniğe kapılmadan ve çocuğunuzu korkutmadan bu işi çözmenizde yarar vardır. Çocuğunuza yasaklamalar koyarak veya parasını keserek onu bundan uzak tutma ihtimaliz çok düşüktür. Bu durumda bir psikiyatriste gidilmesi çok önemlidir. Çocuğunuz sizinle paylaşmak istemeyeceği sıkıntı veya deneyimlerini bir uzmana aktarması daha profesyonel olacaktır. Doktorunuzun size sunduğu tavsiye ve söylediği tedavi şekline uyulması aileye düşen en önemli bölümdür.

 

(31.03.2013 Yeni Asır gazetesinde yayımlanmıştır.)

web site izmir